Çocuğun hatırladıkları, adamın hatırlamasına katılıyor. Hatıralar, hatırlamayı ileri sürüyor, şaha kalkıyorlar. Genç adam kollarını açıyor, rüzgar vuruyor, şimdi düzlükteler, yeni hatıralar çağırıyor hatırlamak. Daha önce hatırlanmamış anlar coşkunca akıyor zihninden, kesintisiz ve gür. Şaşkınlık yüzünde, ilk defanın şaşkınlığı.
Sonra hatırlamak da birleniyor, hatıralar da. Hatalar değil şimdi hatırlananlar, yanlış da değil, çünkü çocuğun hafızası da hatırlıyor aynı anda. Beraber at sürüyorlar, aynı düzlükte. Masaya açılıyor hatıralar. Genç admın gülümsemesi bile çocuklaşıyor, çocukça ünlüyor "Yaşasın, hepsi aslına uygun" Fakat, birden, "bir ayrık otu" hatıra fırlıyor aradan, çocuk oyunu bozuyor. Ağlamaya yelteniyor. Yüzü ekşiyor, tıpkı beş buçuk yaşında gibi. Yüzünde suç ve çocuk yüze yakışmayacak gerginlik.. Yakalanma korkusu kırmızıya boyuyor yüzünü, annesi karşısında. Yarım ağızla bir isim diyor, ardından "sümüklü zaten" diye geçiyor zihninden "zaten pis, hem annesi de dövüyor, acımaz onun canı, ama benim acır, büyük de zaten"
"hatırlamak da birleniyor, hatıralar da."
YanıtlaSil"birlemek" fiili üzerine iki gündür düşündüğümü bilmeni istedim.