"Ressamlar İsa'yı hep İncildeki hikayelere göre çizerler. Bense apayrı düşündüm onu. Çevresinde hiçbir müridi olmadan, tek başına. Yanına sadece küçük bir çocuk koyardım. Çocuk yanında oynamakta, belki de kendi dilinde birşeyler anlatmaktadır. İsa ise onu dinlerken dalmış, bakışlarından dünya kadar engin bir düşünce yayılıyor. Yüzü üzüntülüdür; çocuk susmuş, o çocuklara özgü sabit bakışlerıyle İsa'yı seyrediyor. Güneş de batmak üzeredir... İşte tablo bu!.. Siz de masumsunuz; mükemmeliğiniz de masumluğunuz dan ileri geliyor."
Budala'nın dengesiz kadın karakteri, Nastasya Filippovna'nın diğer kadın karakter Aglaya'ya yazdığı mektuptan satırlar bunlar. Tevafuk işte bugün okunacakmış.
Yepyeni çocuk, yepyeni kader, yepyeni irade, yepyeni insan.
Dikkatimizi versek acaba, bize öz ülkeden haberler fısıldar mı?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder